|
SON DAKİKA
"Hak etmedikleri bir refah seviyesi var"
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, şu anda Avrupa'da risk göstergelerinin yükseldiğini ve Türkiye'nin risk priminin 15 AB ülkesinden daha düşük durumda olduğunu bildirdi.
Pek çok Avrupa ülkesinde hak etmedikleri bir refah seviyesi olduğunu belirten Babacan, "Borçlanarak yaşadıkları bir suni refah var. Bu refah seviyesinin bir miktar düşmesi gerekiyor" dedi.
Babacan, Türkiye olarak, temmuz ayından itibaren Avrupayla ilgili uyarıları daha yüksek sesle yapmaya başladıklarını ifade ederek, tabloyu Türkiye açısından ve küresel ekonomi açısından endişe verici bir tablo olarak değerlendirdiklerini, her seviyede ve uluslararası bütün ortamlarda açıkça dillendirdiklerini söyledi. "BORÇLANARAK YAŞIYORLAR" "UMARIM BERABER ÇÖKÜŞE GİRECEKLERİNİN FARKINDADIRLAR" "CARİ AÇIĞIN ÇÖZÜMÜ ENERJİDE" "İMKB DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 BORSASI ARASINA GİRECEK" Ülkede son 10 yılda kişi başına gelirin 3'e, ihracatın 4'e katlandığını, borsadaki halka açık şirketlerin sayısında ise ancak yüzde 10 artış kaydedildiğine dikkat çeken Babacan, “Borsamız yerinde saymış. Dolayısıyla oraya bir müdahalenin kesinlikle şart olduğunu düşündük” dedi. İMKB'yi dünyanın en büyük 10 borsasından biri yapmak istediklerini belirten Babacan, bunu yapmak için de öncelikle biraz yönetimde devlet olarak söz sahibi olacaklarını, yeni kurgularını yapacaklarını sonra da tekrar piyasa dengelerini İMKB'ye bırakacaklarını dile getirdi. "İTHAL ÜRÜNLERİ TÜRKİYE'DE ÜRETEBİLMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ" Babacan, en çok ithal edilen ürünlerin Türkiye'de nasıl üretilebileceğine, Türkiye'nin ithal etmek durumunda olduğu ürünlerin ülkede üretilebilmesi için devlet olarak neler yapılabileceğine dair detaylı bir çalışma yaptıklarını bildirdi. Babacan, “O zaman ar-ge yatırımlarını destekleyen bir paket mi geliyor” sorusuna karşılık da ar-ge ile ilgili desteklerin zaten olduğunu ama Türkiye'de kapasite oluşması gereken, Türkiye'nin bir üretim merkezi haline gelmesi gereken bazı sektörler olduğunu, bu sektörlerle ilgili biraz daha yoğunlaştırılmış teşvik uygulamalarının olacağını kaydetti. Başbakan Yardımcısı, o sektörlerin hangileri olduğuna ilişkin soruya cevap verirken de şunları kaydetti: “Çalışıyoruz. Sadece genel bir sektör değil de alt sektörlere inmemiz gerekiyor. Mesela otomobil dersek otomobil alt sektörlerini detaylı inceleyip o alt sektörlerde neler ithal ediyoruz ve Türkiye'nin o ürünlerle ilgili sürdürülebilir bir rekabet gücü var mı yok mu bu çok önemli. Çünkü herhangi bir üründe Türkiye'nin sürdürülebilir bir rekabet gücü yoksa o ürünlerin burada illa üretilsin derdi de olmamalı. Eğer bazı ülkeler bazı konularda gerçekten çok farklı birşey geliştirdilerse ve bizim devlet desteğiyle dahi o maliyet avantajını karşılama imkanımız yoksa biz diyeceğiz ki (o ürünleri alalım aynen kullanalım) ama uzun vadede rekabet gücümüzün olacağına inandığımız konular varsa da onun teşviğini verelim, o yatırımlar Türkiye'de yapılsın, bir ölçek ekonomisi yakalansın ve o ürünleri Türkiye'den başka ülkelere de satabilecek bir üretim gücüne ulaşabilelim. Bunun çok akıllıca çok dikkatlice yapılması gerekiyor. Çünkü hem devlet kaynaklarını israf etmemek gerekiyor hem de özel sektöre yanlış bir sinyal vermemek, yanlış alanlarda yatırımların birikmesine de yol açmamak gerekiyor. Devlet desteğinin yatırım aşamasında ve o toplu maliyetlerin bir miktar düşürülmesine yardımcı olacak cinsten olması lazım. İlk etapta biraz omuz vermek ama sonra da o sektörün kendi ayakları üzerinde yürüyebileceğini de önceden görebilmemiz gerekiyor.”
İLGİLİ HABERLER
|