Muş Barosu'na bağlı avukatlar, KCK soruşturması kapsamında 16 ilde yapılan eş zamanlı operasyonlarda 47 avukatın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Adalet Sarayı önünde toplanan avukatlar adına açıklama yapan Baro Başkanı Zahit Söylemez, avukatların yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini söyledi. Bir avukatın yazıhane ve konutlarının mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen ilgili cumhuriyet savcısının denetiminde Baro Başkanı veya görevlendireceği temsilcinin katılımıyla aranabileceğini ifade eden Zahit Söylemez, KCK soruşturması kapsamında yapılan aramalarda bu yolun izlenmediğini savundu. Operasyonun avukatlara yapıldığını ifade eden Söylemez, savunmayı savunmaya devam edeceklerini belirterek, "KCK soruşturması kapsamında, 16 ilde eş zamanlı yapılan operasyonlarla 47 avukatın içinde bulunduğu 100'ü aşkın kişi gözaltına alındı. Hangi kapsamda yapılırsa yapılsın bu avukatlara yapılan bir operasyondur. Görünüş budur ve hukuksal görünüşün gerçek kadar önemli olduğu temel bir hukuk ilkesidir. Eğer gözaltına alınanlardan 47'si avukatsa operasyonun hemen ardından, bir avukatın operasyonlarda elde edilmiş yıllar önceki Kaleşnikoflu fotoğrafları medyaya servis edilerek gözaltı eylemine haklılık kazandırılması çabası içine girilmişse şu bilinmelidir ki, siyasetin yargı üzerinden, yargı araç kılınarak yürütülmesi kabul edilemez, gayriahlakidir" ifadelerini kullandı. "Bu çapta bir avukat gözaltı işlemi Türkiye'nin bir büyük ayıbı olarak şimdiden hukuk tarihindeki yerini almıştır" diyen Söylemez şöyle konuştu: "Avukatların yargılanması başka şeydir, toplu biçimde gözaltına alınmaları başka şeydir. Bu bir ilk değildir. Avukatlar yakın zaman önce de topluca gözaltına alındı. Bugün olan, bir bakıma o günkü sessizliğin bedelidir. Bu çapta bir avukat gözaltı işlemi ise Türkiye'nin bir büyük ayıbı olarak şimdiden hukuk tarihindeki yerini almıştır. Açıkça ve doğrudan şiddete başvurmadığı sürece, şeklen savunma görevi içinde davranan avukatlar topluca gözaltına alınamazlar. Bu savunma özgürlüğünün ayaklar altına alınmasıdır. Savunma görevini yaparken hatta biraz ileri de gitseler alışılmadık, şok edici, kışkırtıcı söylemler ve davranışlarda da bulunsalar savunma görevi yaptıkları bir konuda avukatların bırakın toplu olarak, tek başına bile gözaltına alınması kabul edilemez. Savunma hak ve özgürlüğü 'düşünce ve anlatım' özgürlüğünden çok geniş bir hak ve özgürlüktür." Avukatlar yapılan basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.