|
SON DAKİKA
ÜÇ ÖNDER ÜÇ GÖRÜŞ (4)
İsmail GÜNER
‘‘... Ey herşeye bitti diyenler Korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler Ne kırlarda direnen çiceklerne Henüz elveda demediler Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek Yer yüzü aşkın yüzü oluncayadek...’’ Adnan Yücel İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan 1970’lerin önderleri olarak tarihte yerlerini aldılar. Reformist ve parlementerist mücadele anlayışına baş kaldırarak Türkiye devrimci hareketine yeni bir çığır açtılar mücadelede kararlılıklarıyla düzene doğrudan savaş açtılar. Üç önderin aynı zamanda aralarındaki devrimci ilişkiler siper yoldaşlığı ve ruhuylada kendilerinden gelen sonra gelenlere örnek oldular. Onlar sisteme savaş açarken farklı kurvarlarda da olsa birbirlerini sahiplenmenin en güzel örneklerini gösterdiler. Deniz, İbo, Mahir’in fikirleri, anıları ve mücadeleleri her geçen gün daha da büyük yığınların bilincine işliyor. Bu bölümde sizlere Mahir,Deniz,İbrahim’in DEVLETİN YAPISI VE HAKİM SINIFLARIN KARAKTERLERİ ve TKP DEĞERLENDİRMESİni yayınlıyorum. DEVLETİN YAPISI VE HAKİM SINIFLARIN KARAKTERLERİ İBRAHİM KAYPAKKAYA(TKP-ML)’NIN BAKIŞ AÇISI “Türkiyede kurtuluş savaşının sonundan itibaren komprador büyük burjuvazi ve toprak ağaları iktidara hakimdir.Fakat... iki büyük siyasi kliğe ayrılmıştır.İktidara ve devlet mekanizmasına hakim olan klik,önce İngiliz-Fransız emperyalizminin,1935’lerden itibaren de Alman emperyalizminin işbirlikçiliğini yapmıştır... Bu klik... SSCB’na ve İngiliz-Fransız-Amerikan blokuna karşı Alman faşizminin safında yer almıştır...Dünyadaki güçler dengesi ve SSCB’nin varlığı,bunların...savaşa katılmasına engel olmuştur.”(age-syf. 126) “...1945’den sonraki dönemin özelliği...Alman emperyalizminin hakimiyetinin yerini,adım adım Amerikan emperyalizminin hakimiyetinin olmasıdır”(age,syf 79) “1950’de DP’nin başa geçmesi ne devrimdir,ne de karşı-devrimdir.Hakim sınıfların öteden beri devam edip gelen iki siyasi kliği arasında bir iktidar değişikliğidir”.(age,sf1 27) “Muhalefetteyken ‘demokrasi’ havarisi kesilen komprador büyük burjuvazi ve toprak ağası klikleri,iktidara geçtikleri zaman,en azılı halk düşmanı kesilmişlerdir.”(age,sf 127) “...Türkiye’de parlamentonun fonksiyonu...faşizmi maskelemek.”(age,sf 142)(aç.İK) DENİZ GEZMİŞ(THKO)’İN DEVLET YAPISI VE HAKİM SINIFLARININ KARAKTERLERİ GÖRÜŞÜNE BAKIŞ AÇISI “Türkiye’de 1923-1931 dönemini liberal dönem olarak tanımlayabiliriz.”(O.Savunma,sf 435) “Türkiye,ikinci emperyalist dünya savaşından sonra bağımsızlığını yitirdi ve tekrar yarı-bağımlı bir ülke oldu.”(O.Savunma/age,syf 494) “Emperyalizm ve yerli ortakları ...” (O.Savunma/age,syf 569) “...Bir avuç sermaye çevresi Amerikan doları uğruna ulusumuza ihanet etmiş ve bağımsızlığımızı yabancılara ticaret konusu yapmışlardır...”(O.Savunma/age,sf 394) “Türkiye’yi bu duruma getiren güçler... Türkiye halkıyla çelişen ulusal olmayan garı milli sınıf ve zümreleridir.”(O.Savunma/age,sf 561) “... Amerikan emperyalizminin girişi ile DP tarım sektörünü geliştirerek,kalkınmayı kendisine politika edinmiştir.Bu politika,o zaman kalkınma için emperyalizmin gerici sınıflara kabul ettirdiği yoldur...”(TDY/agd,sf 21) “...Burjuva demokrasisinden çok farklı olan yurdumuzdaki şekli demokrasi sınırları içinde” (TDY/agd,sf 22) “Bugün(12 Mart’tan sonra)... ordu kesin olarak gerici ve işbirlikçi subaylar tarafından kontrol altına alınarak,emperyalizmin ve işbirlikçi politikasının halk yığınlarına karşı baskı aracı haline gelmiştir...”(TDY/agd,sf 21) NOT:Deniz’in devlet yapısına bakışı 1975’ten sonra THKO tarafından şöyle değiştirilmiştir: “Türkiye ABD emperyalizminin hegemonyası ve Sovyet Sosyal emperyalizminin yayılmasının olduğu geri bir ülkedir. Ülkemiz işgalci-tekelci burjuvazi ve toprak ağalığının gerici diktatörlüğü altındadır. Burjuva demokratik devrimi tamamlanmayan ülkemizde burjuva demokrasisi yoktur.”(Yoldaş,Bugün DDGGT/Aydınlık,sf 64 sf 9) “Bugün hakim sınıflar kanlı faşist diktatörlüklerinin yüzünü göstermelik bir parlamentoyla maskelemeyi tercih etmektedirler,çünkü bu durum onlara demokrasi yanlışıymış gibi görünebilmeleri,halk yığınlarını aldatabilmeleri ve böylece onları daha kolay yönetebilmeleri için geniş bir manevra alanı sağlamaktadır.”(THKO Konferans Belgeleri/agd,s 9, sf 22) “Faşizme karşı mücadele,emperyalistler,komprador burjuvazi ve toprak ağalarının yanısıra onlarla birleşmiş ve onlara hizmet eden tüm revizyonist ve reformist akımlara karşı mücadeleyi de kapsamak zorundadır.”(THKO Konferans Belgeleri./ agd, s.9,sf 23) MAHİR ÇAYAN’IN THKP-THKC’NİN DEVLETİN YAPISI VE HAKİM SINIFLARI KARAKTERLERİNE BAKIŞ AÇISI “1) 1923-1932 dönemi:ülkenin bağımsız ekonominin ise bir milli tüketim ekonomisi olduğu evre 2)1932-1942 dönemi:Bu evrede,bürokrat burjuvazinin,ticari burjuvazisi ve de yabancı tekellerde birleşip yavaş yavaş tekelci burjuvaziye doğru dönüşmeye başladığı evredir... 3)1942 ile 1950 dönemi:Savaş yıllarında özellikle Saraçoğlu döneminde,Saraçoğlu yönetiminin fiyatları serbest bırakması,ülkede dört nal bir enflasyon yaratmış,Marshaall,Truman yardımları paravanası altında, Amerikan emperyalizmi ülkeye iyice girmiş ve yabancı sermayeye geniş imtiyazlar sağlamıştır.[Ülkenin Sömürgeleşme Sürecinin Başlaması] 4)1950-1971 Dönemi: Bu yıllar ülkeye,Amerikan emperyalizminin ekonomisinden politikasına,kültüründen sanatına kadar damgasını vurduğu ve bizzat oligarşi içinde yer aldığı yıllardır.(Emperyalizmin içsel bir olgu haline gelmesi .)Bu yıllarda emperyalist üretim ilişkileri ülkenin en ücra köşesine kadar egemen olmuştur”(age,sf 356-357) “12 Mart darbesiyle birlikte,ülkedeki sınıflar kombinezonunda tam bir değişiklik olmuştur... Kökenini,Osmanlı Devleti’nden ve 25 yıllık cumhuriyet dönemi küçük-burjuva yönetiminden olan Türk ordusunun küçük burjuva devrimci geleneği artık son bulmuş,ordu doğrudan emperyalizmin ve oligarşinin sömürgeci politikasının aleti olmuştur...”(age,sf 358) İBRAHİM KAYPAKKAYA(TKP-ML)’NIN TKP DEĞERLENDİRMESİ “...TKP,Mustafa Suphi Yoldaşın ölümünden sonra,kesin sağcı ve revizyonist bir çizgi izlemiştir.Partinin önderliğini ele geçiren Şefik Hüsnü,Kemalistlerden sosyalist devrim yapmalarını bekleyecek kadar Marksizm-Leninizm’den uzaklaşmıştır...köylülerin devrimci rolünü asla kavramamıştır,daima burjuvaziyle ittifak kurmaya çalışmış...silahlı mücadele yolunu reddetmiştir...Kemalist iktidarın azınlık milliyetlere yönelen zulüm ve baskılarını alkışlamıştır...Biz Mustafa Suphi yoldaşın ve onun önderliğindeki TKP’nin mirasçısıyız...”(age,sf. 332) İBRAHİM KAYPAKKAYA’NIN THKO,THKP-THKC DEĞERLENDİRMESİ “THKO,THKP-THKC,iki küçük-burjuva akımıdır.Bunlar,kitlelerin sınıfsal mücadelesinin yerine,bir avuç öfkeli aydın komploculuğunu geçirmek istedikleri için,ideolojileri her bakımdan,proletarya ideolojisine,Marksizm-Leninizm evrensel ilkelerine aykırı olduğu için komünist değillerdir.”(age-sf. 286) “THKP-THKC ve THKO’nun bir bütün olarak ideolojileri ve politik çizgileri yanlıştır.İktidar mücadelesinin yerinin bizzat söz konusu eylemlerin almış olması (aç-İK) bu eylemlerin mücadelenin bel kemiğini teşkil ediyor olması yanlıştır,sakattır.”(age sf. 294) DENİZ GEZMİŞ(THKO)’İN TKP DEĞERLENDİRMESİ Deniz Gezmiş’in TKP hakkında değerlendirmesi yoktur. DENİZ GEZMİŞ’İN THKO DEĞERLENDİRMESİ Deniz Gezmiş THKO ‘yu tek Marksist-Leninist tek örgüt olarak görüyordu. NOT : 1975’ten sonra THKO ve TKP’yi şöyle değerlendirmiştir: 1920 Eylülünde Bakü’de birinci kongresini yapan Türkiye Komünist Partisinin,1921 yılın da Kemalist burjuvazi tarafından önderlerinin katledilmesinden bu yana,Türkiye proletaryası komünist partisine sahip olamadı. Partiyi ele geçiren Şefik Hüsnü’nün Marksizm revizyonu temelinde ortaya koyduğu sağ oportonist miras,elli yıldır Türkiye sol hareketini zehirlemiş ve onun gelişmesinin önünde başlıca engeli teşkil etmiştir.”(THKO Konferans Belgeleri/agd. s. 9,sf. 48) “Şefik Hüsnü TKP’si sürekli burjuva kuyrukçusu,sınıf işbirlikçisi ve şöven milliyetçisi bir çizgi izleyerek dar bir aydın çevresiyle kısıtlı bir “faaliyet” gösterdi.”(Yoldaş,s.12/agd,s,8. sf 8) “...Çünkü o,[Ş.Hüsnü kastediliyor --Yz’n.] hayatını belli dönemlerin Kemalistlerin önderliğinde ülkemizde demokratik devrimin ve hatta sosyalist devrimin tamamlanabileceği yolunda tezler geliştirdiği gibi...”(Yoldaş,s.12 /agd ,s.8,sf.10) DENİZ GEZMİŞ’İN THKO,THKP-C,TKP-ML DEĞERLENDİRMESİ “THKP-C,TKP-ML kabaran maceracılığını,troçkizm ve genel olarak “solun etkisi altında kalan siyasi hareketleri temsil eden örgütlerdir”(Yoldaş,s.3 sf. 52)(a 16) “Türkiye’de Marksist gelişmenin ve THKO’nun orijinalitesi,Marksist bir akımın ya da partinin ve Marksist teorik siyasi birikiminin hemen hiç olmadığı şartlarda,küçük burjuva ihtilalciliğin demokrat,anti-emperyalist ve ihtilalci mirasına sahip çıkan ama ideolojik-siyasi temelini reddedip eleştirerek bunun küçük burjuvaziye ait olduğunu ve revizyonizm ve troçkizmden derinden etkilendiğini tespit ve ilan eden marksizmin,örgütsel alanda,bir küçük burjuva ihtilalci bir örgüt olan THKO’nun kendi özeleştirisi ve niteliğinin değişmesiyle Marksist bir örgüte dönüşmesi yoluyla gelişmesidir...”(Yoldaş-s,12 / agd.s.8. sf.25) MAHİR ÇAYAN THKP-THKC’NİN TKP DEĞERLENDİRMESİ (Mahir Çayan’ın TKP ile ilgili herhangi bir değerlendirmeleri yoktur.) MAHİR ÇAYAN “partimiz (THKP.C kastediliyor yz’n) Marksizm-Leninizm’in kılavuzluğu altında,emperyalizmin 3. Bunalım döneminin çelişki ve ilişkileri ile , bu çelişki ve ilişkilerin Türkiye’ye yansımasının (ülkemizin tarihi,sosyal,politik,ekonomik,psikolojik niteliklerinin) devrimci tespitinden hareketle politikleşmiş askeri savaş stratejisini,devrimin stratejisi olarak saptamıştır.”(age- sf. 310) Mahir Çayan’ın THKO ve TKP-ML hakkında bir değerlendirmeleri yok. NOT:Bir sonraki yazım üç önderin devrimin niteliği, özü, silahları geliştirme yönü ve üç önderin osmanlı devletine bakış açısı Barış AYDIN
Bu makale 45 kez okundu
DİĞER YAZILAR
|